Turc - Anglais
Turc - Anglais
Allemand - Anglais
Français - Anglais
Espagnol - Anglais
Anglais Synonymes
Turc - Anglais Phrases
Traduction
Retirer les pubs
Connexion / S'inscrire
Mode sombre
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Traduction
Synonymes
Phrases
Outils
Ressources
A propos de nous
Contact
Connexion / S'inscrire
EN-TR
Turc - Anglais
Allemand - Anglais
Espagnol - Anglais
Français - Anglais
Anglais Synonymes
Turc - Anglais Phrases
Turc - Anglais
Français - Anglais
Espagnol - Anglais
Allemand - Anglais
Cacher l'historique
Détails de l'historique
Effacer l'historique
Historique :
basic access
condition factor
retroactive increase
cross-section study
puller set
intraural
stone plaster
averno
flameo
I would rather...
effacements
multifunction digital clock
reverse heading
command channels
subcoma
tree
Polymerisation
alienor
plexus
bone folder
security classification level
bindingness
transfer relay
bubble paper
launch into
keep on
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Historique
Phrases
Sens de
"keep on"
dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 31 résultat(s)
Catégorie
Anglais
Turc
General
1
General
keep on
v.
devam etmek
Let us encourage that first try, that second try, the will to
keep on
trying.
İlk denemeyi, ikinci denemeyi ve denemeye
devam etme
isteğini teşvik edelim.
More Sentences
2
General
keep on
v.
sürdürmek
Tom
kept on
making the same mistake.
Tom aynı hatayı yapmayı
sürdürdü.
More Sentences
Phrasals
3
Phrasals
keep on
v.
ilerlemeye devam etmek
Ye Qingyu also did not
keep on
pressing forward.
Ye Qingyu da
ilerlemeye devam etmedi.
More Sentences
General
4
General
keep on
v.
sebat etmek
5
General
keep on
v.
diretmek
6
General
keep on
v.
çalıştırmaya devam etmek
7
General
keep on
v.
çıkarmamak
Phrasals
8
Phrasals
keep on
v.
ilerlemek
9
Phrasals
keep on
v.
(bir konuda) konuşmayı ısrarla sürdürmek
10
Phrasals
keep on
v.
(bir konuda) konuşmayı üstelemek
11
Phrasals
keep on
v.
(birinin) başının etini yemek
12
Phrasals
keep on
v.
kafa ütülemek
13
Phrasals
keep on
v.
üzerinde kalmak
14
Phrasals
keep on
v.
düşmeden üstünde durmak
15
Phrasals
keep on
v.
üzerinde kalmasına yardım etmek
16
Phrasals
keep on
v.
düşmeden üstünde durmasını sağlamak
17
Phrasals
keep on
v.
izlemeye/gözlemlemeye devam etmek
18
Phrasals
keep on
v.
takip etmeye devam etmek
19
Phrasals
keep on
v.
giymeye devam etmek
20
Phrasals
keep on
v.
üstünden çıkaramamak
21
Phrasals
keep on
v.
sürekli giymek zorunda kalmak
22
Phrasals
keep on
v.
açmak
23
Phrasals
keep on
v.
çalıştırmak
24
Phrasals
keep on
v.
çalışır vaziyette tutmak
25
Phrasals
keep on
v.
sürekli hatırlatmak
26
Phrasals
keep on
v.
sürekli teşvik etmek
27
Phrasals
keep on
v.
başının etini yemek
28
Phrasals
keep on
v.
-in üzerinde tutmak/saklamak
29
Phrasals
keep on
v.
'-in üstünde depolamak
30
Phrasals
keep on
v.
-den gözünü ayırmamak
31
Phrasals
keep on
v.
'-e dikkat kesilmek
Sens de
"keep on"
avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)
Catégorie
Anglais
Turc
General
1
General
keep one's eye on
v.
göz kulak olmak
2
General
keep on at
v.
sıkboğaz etmek
3
General
keep on saying
v.
dilinden düşürmemek
4
General
keep a close watch on
v.
sıkı bir gözetim altında tutmak
5
General
keep a tight rein on
v.
kontrol altında tutmak
6
General
keep eye on
v.
göz kulak olmak
7
General
keep an eye on
v.
dikkat etmek
8
General
keep tabs on
v.
gözünü sürekli üstünde tutarak herşeyden haberdar olmak
9
General
keep tabs on
v.
takip etmek
10
General
keep a tight rein on
v.
ensesinde boza pişirmek
11
General
keep an eye on
v.
gözü üzerinde olmak
12
General
keep on the right side of
v.
suyuna gitmek
13
General
keep an eye on
v.
gözetlemek
14
General
keep tabs on
v.
izlemek
15
General
keep something on the back burner
v.
sonra çalışmak üzere şimdilik ertelemek
16
General
keep one's mind on
v.
kafasına takmak
17
General
keep tabs on
v.
gözetlemek
18
General
keep a tab on
v.
izlemek
19
General
keep on at somebody
v.
üstüne varmak
20
General
keep a tab on
v.
gözetlemek
21
General
keep an eye on
v.
gözünü ayırmamak
22
General
keep a tab on
v.
takip etmek
23
General
keep an eye on
v.
göz kulak olmak
24
General
keep a tight rein on
v.
dizginlemek
25
General
keep something on the back burner
v.
daha sonra bakmak üzere bir kenara koymak
26
General
keep on enemy guessing
v.
düşmanı şaşırtmak
27
General
keep something on
v.
bir şeyi kullanmaya devam etmek
28
General
keep an eye on
v.
gözü (bir şeyin) üstünde olmak
29
General
keep on running down (someone)
v.
diline dolamak
30
General
keep on and on (saying the same thing)
v.
diline dolamak
31
General
keep on saying (the same thing)
v.
dile dolamak
32
General
keep an eye on (someone)
v.
dikkat etmek
33
General
keep on saying (the same thing)
v.
diline dolanmak
34
General
keep on at
v.
başını şişirmek
35
General
keep someone on the forefront
v.
gözönünde tutmak
36
General
keep an eye on
v.
gözkulak olmak
37
General
keep tabs on
v.
dikkatlice gözlemek böylece gelişmelerden haberdar olmak
38
General
keep one's mind on
v.
zihnini toplamak
39
General
keep on the right side of
v.
canını sıkmamak
40
General
keep on the right side of
v.
arkadaşça olmak
41
General
keep on the right side of the law
v.
yasalara uygun davranmak
42
General
keep someone on the hop
v.
diken üstünde tutmak
43
General
keep someone on one's feet
v.
ayakta tutmak
44
General
keep someone on one's feet
v.
ayakta durmasına neden olmak
45
General
keep one's mind on
v.
kafasını belli bir yere vermek
46
General
keep one's finger on the pulse
v.
vakıf olmak
47
General
keep on the right side of
v.
sağ kolu olmak
48
General
keep one's mind on
v.
düşüncelerini belli bir nokta üzerinde yoğunlaştırmak
49
General
keep one's finger on the pulse
v.
bilincinde olmak
50
General
keep oneself updated on the latest developments
v.
yenilikleri takip etmek
51
General
keep oneself updated on the latest developments
v.
son gelişmeleri takip etmek
52
General
keep on rising
v.
yükselmeye devam etmek
53
General
keep on doing
v.
yapmaya devam etmek
54
General
keep one's eye on the ball
v.
gözünü toptan ayırmamak
55
General
keep on seeing someone
v.
görüşmeye devam etmek
56
General
keep on talking with someone
v.
görüşmeye devam etmek
57
General
keep on dating
v.
(sevgili vb) görüşmeye devam etmek
58
General
keep on walking
v.
yürümeye devam etmek
59
General
keep on the left-hand side of something
v.
bir şeyin solunda kalmak/olmak
60
General
keep on the left-hand side of something
v.
bir şeyin solundan gitmek
61
General
keep on the left side of something
v.
bir şeyin solunda kalmak/olmak
62
General
keep on the left side of something
v.
bir şeyin solundan gitmek
63
General
keep the light on
v.
ışığı açık tutmak
64
General
keep on walking
v.
yürümeye devam etmek
65
General
keep something on the agenda
v.
bir şeyi gündemde tutmak
Phrasals
66
Phrasals
keep on someone about something
v.
başının etini yemek
67
Phrasals
keep on someone about something
v.
birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
68
Phrasals
keep on top of something
v.
bir şeyden (gelişmeler vb) haberdar olmak
69
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
başının etini yemek
70
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
71
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
72
Phrasals
keep someone on (something)
v.
birini çalışan olarak tutmaya devam etmek
73
Phrasals
keep on something
v.
bir şeye dikkatini vermek
74
Phrasals
keep on something
v.
bir şeyle yakından ilgilenmek
75
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birine bir şeyi yapması için sürekli dırdır etmek
76
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birinin bir şeyi yapmasını sürekli hatırlatmak
77
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birini bir şeyi yapması için sürekli teşvik etmek
78
Phrasals
keep on something
v.
düşmeden bir şeyin üstünde durmak
79
Phrasals
keep on something
v.
bir şeyin üzerinde kalmak
80
Phrasals
keep someone on (something)
v.
birini çalıştırmaya devam etmek
81
Phrasals
keep someone on (something)
v.
birinin bir şeyin üzerinde kalmasına yardım etmek
82
Phrasals
keep on something
v.
bir şeyin başında durmak/tepesinde dikilmek
83
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birinin başının etini yemek
84
Phrasals
keep someone on (something)
v.
birinin düşmeden bir şeyin üstünde durmasını sağlamak
85
Phrasals
keep on with (something)
v.
(bir şeye) devam etmek
86
Phrasals
keep on with
v.
'-i devam ettirmek
87
Phrasals
keep on at (one)
v.
(birinin) başını şişirmek
88
Phrasals
keep on at (one)
v.
(birini) sıkıştırmak
89
Phrasals
keep on with
v.
'-i sürdürmek
90
Phrasals
keep on (one) about (something)
v.
(bir konuda birini) sürekli sıkıştırmak/dürtmek
91
Phrasals
keep on (one) about (something)
v.
(bir konuda birinin) peşini bırakmamak
92
Phrasals
keep on (one) about (something)
v.
(birinin bir konuda) başının etini yemek
93
Phrasals
keep on (one) about (something)
v.
(birinin bir şeyi) yapmasını sürekli hatırlatmak
94
Phrasals
keep on (one) about (something)
v.
(birini bir konuda) sürekli teşvik etmek
95
Phrasals
keep on with (something)
v.
(bir şeyi) devam ettirmek
96
Phrasals
keep on at (one)
v.
(birini) sıkboğaz etmek
97
Phrasals
keep on at (one)
v.
(birinin) başının etini yemek
98
Phrasals
keep on with (something)
v.
(bir şeyi) azimle/ısrarla devam ettirmek
99
Phrasals
keep on at (one)
v.
(birinin) kafasını ütülemek
100
Phrasals
keep on (one) about (something)
v.
(bir konuda birini) sürekli motive etmek
101
Phrasals
keep on with
v.
-e devam etmek
102
Phrasals
keep on at (one)
v.
(birine) sürekli hatırlatmak
103
Phrasals
keep on with (something)
v.
(bir şeyi) sürdürmek
104
Phrasals
keep on with (something)
v.
(bir şeyde) azimli/kararlı olmak
105
Phrasals
keep on with
v.
'-de azimli/kararlı olmak
106
Phrasals
keep on with
v.
'-i azimle/ısrarla devam ettirmek
107
Phrasals
keep on at (one)
v.
(birini) sürekli teşvik etmek
108
Phrasals
keep on (one) about (something)
v.
(bir şeyi) yapması için (birine) dırdır etmek
Phrases
109
Phrases
keep calm and carry on
expr.
sakin olun ve ortalığı velveleye vermeyin
110
Phrases
keep on following
expr.
takipte kal
Colloquial
111
Colloquial
keep tabs on
v.
yakından takip etmek
112
Colloquial
keep tabs on
v.
gelişmeleri yakından izlemek
113
Colloquial
keep tabs on
v.
takip etmek
114
Colloquial
keep tabs on
v.
hareketlerini izlemek
115
Colloquial
keep an eye on
v.
göz kulak olmak
116
Colloquial
keep on about something
v.
lafı sündürmek
117
Colloquial
keep on at somebody (to do something)
v.
(bir şey yapması için) birinin başının etini yemek
118
Colloquial
keep (going) on at someone or something
v.
birinin/bir şeyin üstüne gitmek
119
Colloquial
keep on about something
v.
kafa şişirmek
120
Colloquial
keep on about something
v.
kafa ütülemek
121
Colloquial
keep on about something
v.
lafı uzatmak
122
Colloquial
keep on at somebody
v.
birinin üstüne varmak
123
Colloquial
keep on about something
v.
kafa açmak
124
Colloquial
keep (going) on at someone or something
v.
birine/bir şeye yüklenmek
125
Colloquial
keep on at somebody
v.
birinin üstüne gitmek
126
Colloquial
keep on about something
v.
bıktırana kadar konuşmak/anlatmak
127
Colloquial
keep (going) on at someone or something
v.
birinin/bir şeyin başının etini yemek
128
Colloquial
keep on at somebody
v.
başının etini yemek
129
Colloquial
keep on at somebody (to do something)
v.
(bir şey yapması için) birinin üstüne varmak/gitmek
130
Colloquial
keep (going) on at someone or something
v.
birinin/bir şeyin üstüne varmak
131
Colloquial
keep on winning
expr.
kazanmaya devam et
132
Colloquial
keep your hands on the wheel
expr.
ellerin direksiyonda olsun
133
Colloquial
keep your hands on the wheel
expr.
ellerini direksiyondan ayırma
134
Colloquial
keep a lid on it
expr.
kimseye söyleme
135
Colloquial
keep your head on a swivel
expr.
gözünü dört aç
136
Colloquial
keep an eye on this one
expr.
bir gözün bunda olsun
137
Colloquial
keep on trying
expr.
denemeye devam et
138
Colloquial
keep your eyes on the road
expr.
gözlerini yoldan ayırma
139
Colloquial
keep your shirt on!
expr.
biraz sabırlı ol!
140
Colloquial
keep your shirt on!
expr.
biraz sabret!
141
Colloquial
keep your shirt on!
expr.
biraz sabırlı ol (bekle)!
142
Colloquial
keep on!
expr.
devam!
Idioms
143
Idioms
keep an eye on
v.
göz kulak olmak
144
Idioms
keep one's eye on the ball
v.
tetikte olmak
145
Idioms
keep the lid on
v.
hasır altı etmek
146
Idioms
keep tabs on
v.
göz hapsine almak
147
Idioms
keep someone on tenterhooks
v.
dokuz doğurtmak
148
Idioms
keep one's shirt on
v.
tetiğini bozmamak
149
Idioms
keep a tight rein on
v.
ensesinde boza pişirmek
150
Idioms
keep on the rails
v.
toplumun kurallarına uymak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of keep on
×
Term Options
Proposer une traduction/Corriger
Français Anglais Dictionnaire
Espagnol Anglais Dictionnaire
Allemand Anglais Dictionnaire
Anglais Synonymes Dictionnaire
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy